TIRMIK / AYDIN ENGİN

aengin@doruk.net.tr

İrem İçin Makarna Dikilecek...

Bu iyiliğimi unutmayın. Yine yolsuzluklardan, siyasal çekişmelerden, hamhalatlıklardan, hamşolotluklardan, yalaklıklardan, soygunlardan, vurgunlardan söz eden bir Tırmık yazıp önünüze sürebilir; bir mektuptan çıkan ''mutluluklar'' ı kendime saklayabilirdim. Ama kıyamadım. Tırmık okurlarının ''tasada ve kederde'' olduğu kadar ''sevinçte ve mutlulukta'' da birlikte olması gerektiğini düşündüm.

Mektup Ali Nesin 'den. Nesin Vakfı'nın sorumluluğunu babasından devralan ve bir yandan matematikçi kafası, öte yandan Nesin ailesine özgü olduğu anlaşılan inadıyla vakfı sürekli geliştiren Ali Nesin, her ay vakıf dostlarını elektronik mektuplarla bilgilendirir. Okuyacağınız mektup da onların sonuncusu. Zorunlu kısaltmalar dışında aynen sunuyorum.

Dedim a, bu iyiliğimi unutmayın ve Ali Nesin'in mektubuna buyrun:

****

Sevgili Nesin Vakfı Dostları,

Çok kısıtlı olanaklarla çok güzel şeyler yapıyoruz. Üstelik her şeyin kötü olduğu bir ortamda...

Övünmek gibi olmasın... Çocuklar çok neşeli orada! On binlerce kitabı olan koskocaman bir kütüphane, kocaman bir yüzme havuzu, kocaman bir seramik atölyesi, kocaman bir tiyatro salonu, kocaman bir marangoz atölyesi, basketbol ve voleybol sahaları, ping-pong masası, ''geleceğin mühendisleri'' için ayrı bir mekân, okuma ve çalışma salonları, iki piyano, bir bilgisayar odası, internet olanağı, ünlü Türk ressamlarının özgün yapıtlarıyla süslenmiş kocamaaaaan bir oturma salonu, çocukların duvar resimleriyle süslenmiş oyun odaları, her çocuğa tam donanımlı özel bir oda.

Sonra çeşit çeşit ve yüze yakın meyve ağacı ve koyunlar, kuzular, koçlar, inekler, tavşanlar, hindiler, tavuklar, bıldırcınlar, ördekler (komşunun ama olsun!), kediler ve her çesit haşerat ve kavak ağaçlarının ortasından geçen sivrisineksiz bir dere ve o derenin kurbağaları ve kavaklarda bütün gece sabaha dek dur durak bilmeden şakıyan bülbüller ve otuz beş çocuk. Dayağın, azarın, şiddetin, hor görmenin, küçük düşürmenin ve tehdidin olmadığı özgür bir ortamda bir arada ve alabildiğine temiz bir havada...

Bir sonraki hedefimiz bahçeye bir çift sülün almak. Sadece keyif ve caka için... Bahçede salına salına dolaşan bir çift sülün düşünün. Güzel olmaz mı?

Ama asıl hedef Aziz Nesin İlköğretim Okulu!.. Bir milyon dolar gerekiyor okul için. Para değil aslında. Nedir ki bir milyon dolar! Ama yok. Gene de iyi bir haber: Tanımadığımız bir dost, adını vermek istemiyorum, belki istemez, 10 bin dolar bağışlamış.

Böylece İlköğretim Okulu parası 65 bin dolara yaklaştı.

Bu mektuplarımda çocuklarımızdan pek söz etmediğim dikkatinizi çekmiştir.

İki nedenden.

Birincisi onlara duyduğum saygıdan. Onlar birer nesne değil ki kişiliklerini, zaaflarını, iyi ve kötü yanlarını yüzlerce kişinin önüne sereyim.

Elbette çocuklarımızın başarılarından söz etmek isterim. Ama on aylık çocuğunun geçenlerde ''mama'' dediğini, dolayısıyla bir dâhi olduğunu bütün mahalleye anlatan ana-babalara benzemek istemem.

Büyük başarılarımızı ise seve seve paylaşırım. Örneğin en küçüğümüz beş yaşındaki İrem iki dakika konuşmadan durabilirse, ay başını beklemez, hemen yazarım.

Gelelim yeniliklere...

Kuluçkaya yatırdığımız hindilerin altından otuz dört hindi civcivi çikti! Hindi civcivlerinin yaşama olasılığı düşük olduğundan balıkyağıyla besliyoruz civcivleri. Hepsinin ağzına her akşam bir kaşık balıkyağı... Hindilerin altına onlara çaktırmadan tavuk yumurtası da koyduk. Otuz tavuk civcivi çıktı. Civcivler hindileri anaları sanıyor. Hindiler de onları yavruları sanıyor. Civcivler memnun, hindiler memnun, biz memnunuz.

Bir dahaki sefere Mercedes 'in (Nesin Vakfı'nın ineğinin adı Mercedes'tir) altına yumurta koyacağız.

Mercedes'in sütü bol. Memelerini sallaya sallaya kimseyi umursamadan dolanıyor bahçede. Gören Vakıf yöneticisi filan sanır.

Cevizliğimizi anımsıyor musunuz? Yirmi yıl sonra para getirsin diye 22 dönümlük bir arazimize 220 adet ceviz fidanı dikmiştik bundan bir buçuk yıl önce.

Geçen yaz on adet ceviz (meyvesi) almış, ancak o on adet cevizi yoksul Türk halkına çaldırdığımızdan bir tanesini bile yiyememiştik (aslında yemeyip müzemize kaldıracaktık ilk cevizleri). Bu yıl, daha şimdiden, 151 tane ceviz çıkmıs. Ye ye bitmez...

Son birkaç hafta boyunca bahçemizi ektik. Domates, patlıcan, biber, salatalık, fasulye, çilek, çesitli süs bitkileri, akasya, çınar, asma, sarmaşık... Daha kavun, karpuz, kabak, salata, patates, havuç ve İrem için ''makarna'' dikeceğiz.



Yeniden ARA-BUL

[BU BELGENIN ANA SAYFASINA GECIS]


Garildi 1.0 Aybim Bilgisayar Tic. Ltd.tarafindan hazirlanmistir. Yorum ve Onerileriniz icin : garildi@yore.com.tr