Cumhuriyet 14.09.2002

TIRMIK AYDIN ENGİN

İrem'in Pabucu Dama Atılmış...

En zoru budur işte. Artık memlekette değilim ki ülke sorunları üstüne ''yüksek fikirlerimi, ağır yorumlarımı'' yazayım.

Almanya toprağına gece ayak bastım; apar topar kalacağım eve gittim; bir süre çene çaldıktan sonra vurup kafayı yattım. Şimdi sabah. Bir tas kahve içip şu yazıya oturdum. Yani Almanya'dan aktarılacak ''yüksek fikir - ağır yorum'' da henüz yok.

Eee, ne yazılacak şimdi?

Hah, bu da soru mu?

Siyasetteki çalkantı yüzünden bir türlü sıra gelmeyen, geciktiği için gazetecinin kafasını ve yüreğini tırmalayan Nesin Vakfı 'ndan haberleri okura iletmenin tam da sırasıdır.

Bilenler çok, ama ola ki bilmeyen, hatta duymayanlar vardır:

Aziz Nesin ölümünden yıllar ve yıllar önce, yanılmıyorsam 1974 ya da 1975'te ''Nesin Vakfı'' nı kurdu. Vakfıyesi de kitaplarının geliri oldu. İstanbul'un Trakya'daki ilçesi Çatalca'da üç beş dönümlük bir minik çiftlikte kimsesiz ya da çok yoksul ailelerin küçük çocuklarının yaşama ve ülkeye kazandırılacakları bir yuva oluşturdu.

Gönül verenlerin katkılarıyla Vakıf büyüdü ve yürüdü. Yani Aziz Nesin ''olmaz'' sanılanı ''olur'' kıldı.

Oğlu Ali Nesin de babasının ölümünden sonra ''Artık yürümez'' denileni ''yürür'' kıldı.

Nesin Vakfı'nın bahçesinde yıllardır ve şimdi, yani hâlâ çığlıklar, kahkahalar atarak küçücük çocuklar koşuşuyor.

Geçen yıllarda Ali Nesin güzel de bir âdet çıkardı. Her ay Nesin Vakfı dostlarına e-posta ile mektup yollayıp, Vakfın bir ayını anlatmaya başladı.

Bu mektuplardan biri geçen yıl bu köşede yayımlandı. Sizi bilmem, ama ben o mektubu, o mektuptaki küçük İrem 'i hiç unutmadım. Ali Nesin'in ayda bir yolladığı ''Vakıf mektupları'' nı her ay okura iletmeyi kafaya koydum. Gel gör ki Ali Nesin'in mektupları kesildi.

Meğer Vakfı güvenilir ellere teslim edip matematiğe, yani akademik yaşama bir yıllığına dönüş yapmış. Şimdi ise yeniden yurda ve Vakfa dönmüş. ''Vakıf mektupları'' da yeniden başladı.

İlk mektuptan bazı bölümleri sizlerle bölüşmek istiyorum. Ola ki içinizden bazıları ''olmazı olur kılan'' Aziz Nesin'e, ''yürümezi yürür kılan'' Ali Nesin'e omuz verir. Böylece bu Tırmık kırk yılın başı işe yarar.

*****

Geçen yıl yayımlanan mektubun kahramanlarından İrem'i anımsayanınız var mı? Hani Vakıf'ta ''Fasulye mi ekelim, domates mi, patlıcan mı, bamya mı'' tartışmasına ''Makarna ekelim'' diye katılan küçük İrem'i?

Ali Nesin yazıyor:

''... İrem'i anımsar mısınız? Hani en küçüğümüzdü. Anaokulundaydı. Müthiş sevimli bir kız. Tam bir cimcime. Cır cır konuşur... İrem'in saltanatına son verildi. Üç küçük çocuğumuz daha var artık: Neslişah, Nurgül ve Umut ...

Umut, Vakfa geldiğinde canavardı. Bir elinde taş, öbür elinde sopa, kendini koruyordu... Daha sonra çocuk oldu. İrem'in pabucunu dama atan Neslişah ise dört yaşında katıldı aramıza...

Neslişah, Nurgül ve İrem cıvıl cıvıllar; çığlık çığlığa ordan oraya koşup duruyorlar. Koşma düşersin, bağırma başım ağrıyor, diyen yok... Umut çok daha ağırbaşlı.

Ama şimdi de Neslişah'ın saltanatına son verilecek. Beş yeni çocuk daha alıyoruz. En küçüğü üç yaşında...''

Küçüklerden bu kadar. Gelelim ''Nesin çocukları'' ndan büyüyenlere.

Ali Nesin yazıyor:

''...Gençlerimizden Tarkan , Ankara Üniversitesi Fizik Bölümü'nü bitirdi. Bu yıl aynı üniversitede yüksek lisansa başlayacak... Geçen yıl Türkçe öğretmenliğini bitiren Mehmet Ali 'nin tayini ise Çatalca'ya çıktı. Mehmet Ali'nin Kars'tan Vakfa gelişini dün gibi anımsıyorum. Beş yaşında sümüklü bir çocuk olarak geldiği Çatalca'da şimdi öğretmenlik yapıyor. Kendine bir de ev tuttu. Darısı diğerlerinin başına...''

Çocuklardan bu kadar. Gelelim, Vakfın hayvanlarına.

Bir kere emektar inek Mersedes'in torunu olmuş. Genç inek Milenya doğurmuş. Ali Nesin'e göre bu iyi haber. Ama bir de kötü haber var: Milenya bir boğa doğurmuş. Boğa dediğin süt müt vermez. Ali Nesin boğayı ne yapacaklarını kara kara düşünmekte.

Ali Nesin'in kara kara düşündüğü başka sorunlar da var.

Kendisi anlatsın:

''...Akan damları, çatıları aktardık. Kış yaklaşıyor. Kömür almak lazım... Okullar açılıyor. Çocuklara önlük, kitap, kalem almak lazım. Ayrıca okullara harç, kayıt parası filan vermek gerek...'' Son paragrafı bir kez daha okur musunuz?

Yapabileceğiniz bir şey varsa ne yapmanız gerektiğini herhalde anladınız!..

aengin@doruk.net.tr

 
 
 


Yeniden ARA-BUL

[BU BELGENIN ANA SAYFASINA GECIS]


Garildi 1.0 Aybim Bilgisayar Tic. Ltd.tarafindan hazirlanmistir. Yorum ve Onerileriniz icin : garildi@yore.com.tr