Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2005

“Aziz Nesin Evine Döndü”

“Aziz Nesin Evine Döndü” diyordu haber bülteninin tepesindeki başlık. İlk anda irkildim. Tuhaf şey, Aziz Bey evinden hiç ayrılmamıştı ki, Türkiye’nin her köşesi onun evi değil mi ki diye geçirdim içimden… Haberin devamını okuyunca yüzüme kocaman bir gülümseme yayılıp içim rahatladı.

Aziz Nesin’in oğlu, Nesin Vakfı’nın yöneticisi Ali Nesin , Nesin Yayınevi’ni kurmuştu. Aziz Nesin’in bugüne dek yüz binlerce baskı yapan, ancak son zamanlarda kitapçılarda bulunamayan öykü kitapları artık yeni kurulan Nesin Vakfı tarafından yayınlanıyordu. İlk on kitap çıkmıştı bile.: “Memleketin Birinde”, “Fil Hamdi”, Toros Canavarı”, “Ah Biz Eşekler”, “Damda Deli Var”, “Deliler Boşandı”, “Mahallenin Kısmeti”, Nah Kalkınırız”, “Yüz Liraya Bir Deli” ve “Biz Adam Olmayız”…

Yıllar boyu, yeniden yeniden okuduğumuz ; mizahı, gözlemciliği, eleştirisi hiç ama hiç eskimeyen; bu toprağın insanlarını hem yerelliği , hem evrenselliği içinde yeniden keşfetmemize yol açan; bizi zaaflarımızla yüzyüze getiren; kendimize ve çevremize farklı gözlerle bakmamıza yarayan; gülerken düşündüren; ağlanacak halimize güldüren, her daim canlılığını, dinamizmini, enerjisini diri tutan o öykülere, yeniden kavuşmak müthiş bir keyif! Üstelik, tüm hatalardan arındırılmış , özenli baskılarla!

Ali Nesin, ünlü bir matematikçi. Eğer matematikten, çok okunan matematik dergisini çıkarmaktan, Nesin Vakfını yönetmekten ve babasından devir aldığı sayısız işten vakit ve fırsat bulabilseydi eğer, o da müthiş bir yazar olurdu duygusunu taşıyorum. Neden mi bu duygu? Zaman zaman Aziz Nesin dostlarına yazdığı mektuplardan…
1972’de Aziz Nesin’in büyük emeklerle kurduğu, eğitim olanağı bulamayan çocukları barındırıp devlet okullarında okutup hayata hazırlayan Nesin Vakfı’nın gidişatını, Ali Nesin’in büyük bir keyifle okuduğum mektuplarından öğreniyorum.

O mektuplardan öğreniyorum Nesin Vakfı’nın , yeni katılımlarla en küçükleri ana okulda en büyükleri üniversitede ve çalışan, 39 çocuğu olduğunu… Süleyman’la Emine’nin artık kendi kanatlarıyla uçtuklarını… Süleyman’ın resim bölümünü bitirip, grafik stajı gördüğünü, askerliğini yaptığını; Emine’nin dramaturji bölümünü bitirdiğini… Mersedes adlı emektar ineğin, yaşamı boyunca Nesin Vakfı’na süt vereceğim, buzağı doğuracağım diye uğraşıp duran ineğin öldüğünü…”Heykeli dikilecek inekti, dikeceğiz de” diyor Ali Nesin. Ama öteki inekler, koyu, keçi, cins cins tavuk, sülün, tavuskuşu, ördek, hindi, güvercin, tavşanlar afiyetteymiş. Sayıları hızla çoğalıyormuş. Yakında arıcılığa da başlayacaklarmış.

O mektuplardan öğreniyorum Nesin Vakfı’nın seramik atölyesinin artık bağımsız bir birim olduğunu, kendi giderini çıkardığı gibi, artık kara da geçtiğini… “Bundan böyle tabak çanak gibi sıradan şeyler değil, sanat eserleri üreteceğiz” diyor Ali Nesin.
Nesin Vakfı’nın gelirinin yarısı, Aziz Nesin’in eserlerinin telifinden, gayrimenkullerden , vakfın düzenlediği etkinliklerden, çifliğin, seramik, kitap ve takı satışlarından; öteki yarısı bağışlardan sağlanıyor.

Nesin Yayınevi’nin kurulması, Aziz Nesin kitaplarını basması, kitapları ucuza mal ederek , elverişli fiyata satması (ortalama sekiz milyon lira), geliri arttıracak ve Vakfa ivme kazandıracak inancındayım. Ayrıca bu kitaplar bizim de özlemimizi giderecek ve gereksinimimizi karşılayacak.
Nesin Vakfı’nda herkes yeni yayıneviyle ilgili çok heyecanlı. Bana olsa olsa, şimdi tam da Aziz Nesin öykülerini yeniden okuma zamanıdır demek düşüyor.

23 Ocak 2005 - Cumhuriyet

 

 

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri