2002 Kasim

Sevgili Dostlar,

Bu ay Mersedes'i, Milenya'yi, Cilveli'yi, Hamdi'yi ve Fitnat'i bir yana birakip cok daha onemli bir konuya dokunmak istiyorum: Nesin Vakfi'nin devletle olan sorununa.

Eylul mektubumda devletle olan sorunlarimizi soyle bir citlatmistim. Medyadan da izlemis olabilirsiniz. Iste biraz daha ayrinti:

2828 sayili yasa Sosyal Hizmetler ve Cocuk Esirgeme Kurumu'yla ilgilidir. Bu yasaya 12 Eylul doneminde eklenen 4e bentine gore, "Korunmaya muhtac cocuklarla iliskin sosyal hizmetler, ancak bu Kanunla kurulan Kurum tarafindan yurutulur."

Bu bente dayanarak Nesin Vakfi'nin isletmesini devlet bizden devralmak istiyor. Biz devlete para verecekmisiz - tabii bu arada siz de - cocuklarimiza devlet bakacakmis... Mudur, ahci, bakici, anne, bahcivan, temizlikci, tüm hizmetlileri devlet atayacakmis... Yönetmelikler, tüzükler, kararnameler...

Boyle bir durum karsisinda ne denir? Ben bilmiyorum. Bilen varsa soylesin. Bundan daha absurd bir durum olabilir mi? Saskinligimi ifade edecek yeterince guclu bir unlem bulamamiyorum.

Karsi olsak da olmasak da yasa boyle diyor. Yapacak bisey yok... Yasalara karsi boynumuz kildan ince... Yasa ne derse o olur...

Ancak... Ancak yasa sadece yukarda alintiladigim 4e bentini soylemiyor ki...

Yasada ayrica "Korunmaya Muhtac Cocuk"un ayrintili bir tanimi yapilmis (3e benti). Aynen aktariyorum (buyuk harfler benden):

"Korunmaya Muhtac Cocuk"; beden, ruh ve ahlak gelisimleri veya sahsi guvenlikleri tehlikede OLUP;
1. Ana veya babasiz, ana ve babasiz,
2. Ana veya babasi veya her ikisi de belli olmayan,
3. Ana veya babasi veya her ikisi tarafindan terkedilen,
4. Ana veya babasi tarafindan ihmal edilip; fuhus, dilencilik, alkollu ickileri veya uyusturucu maddeleri kullanma gibi her turlu sosyal tehlikelere ve kotu aliskanliklara karsi savunmasiz birakilan ve basibosluga suruklenen cocugu [...] ifade eder.

Yukardaki "OLUP" sozcugu elbette "ve" anlamindadir. "Ya da" anlaminda olsaydi, daha sonra siralanan dort kosulun arasina girer ve o dort kosul bes kosul olurdu.

Yasa bu kadar acik ve net. Hicbir yoruma yer birakmayacak olcude... O kadar ki, imla hatasi bile yok...

Demek ki yasaya gore yukardaki tanima uyan cocuklara sadece Cocuk Esirgeme Kurumu bakar. Tamam... Ama bizim Vakf'a aldigimiz cocuklar bu tanima uymuyorlar ki... Cunku bize geldiklerinde cocuklarimizin "beden, ruh ve ahlak gelisimleri veya sahsi guvenlikleri tehlikede" degildi. Ya kendi ailelerinin ya da yakin akrabalarinda kaliyorlardi, sokakta degillerdi, fuhusa degil, olsa olsa genc yasta evlilige surukleniyorlardi. Yoksullardi. Okuyamayacaklardi. Yani bizim cocuklarimizin "beden, ruh ve ahlak gelisimleri veya sahsi guvenlikleri" degil, egitimleri tehlikedeydi.

Demek ki biz, "korunmaya muhtac cocuklar" vakfi degil, "egitime muhtac cocuklar" vakfiyiz. Yani biz 4e bentinin kapsamina girmeyiz.

Bu soyledigim, yasanin kapsamina girmemek icin uydurdugum bir bahane degil, biz gercekten "egitime muhtac cocuklar" vakfiyiz. Ornegin, biz, okuyamayacagi apacik belli olan uyusturucu muptelasi, zihinsel ozurlu ya da ruhsal sorunlari olan cocuk almayiz Vakf'a.

Ama anlamak istemiyorlar. Kendi koyduklari yasaya uymayip, "Ama Ali Bey, korunmaya muhtac cocugun ne anlama geldigini siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz... Yasadaki o tanim, tam korunmaya muhtac cocuk tanimi degil ki..." diyorlar...

Bunu soyleyen bir hukukcu... Ilahi hukukcu diye iste ben buna derim!

Yanitim akli basinda her insanin yaniti gibi: O yasayi ben yazmadim. Siz yazdiniz. O yasaya "korunmaya muhtac cocuk"un tanimini size ben koyun demedim, siz kendiniz koydunuz. Neden koydunuz? Karisiklik olmasin, yasadaki terimlerden ne anladigimizi bilelim, her onune gelen terimleri kendine gore yorumlamasin diye koydunuz... Yasada tanimli terimleri kendinize gore yorumlama hakkiniz yok. Siz yasayi yorumlamakla degil uygulamakla yukumlusunuz.

Yasada bir baska bent daha var, 4f benti, diyor ki, "Bu kanunla kurulan Kuruma bagli kuruluslarin disindaki sosyal hizmet kuruluslarinin kurulmasi IZNE TABI OLUP, alinacak tertip ve tedbirlerle bunlarin hizmet, isleyis ve personele iliskin husularda tespit edilen standart ve esaslara uygun olarak faaliyette bulunmalari saglanir."

Demek ki bizim Sosyal Hizmetler'den izin almamiz ve onlarin denetimine tabi olmamiz gerekiyor. Basimiz ustune... Seve seve. Gelsinler denetlesinler. Hem biz disardan bir gozle denetlenmis oluruz, hem - bir de bakarsin - onlar boylece bir iki sey ogrenirler.

Izin icin bakanliga bir dilekce yazdik.

Durumu ayrica aciklamak icin Sosyal Hizmetlerle sorumlu bakanlarla gorusmeye gittim. Bakan Hasan Gemici'ydi ilk zamanlar. Olmadi, Hasan Gemici ya ilgilenemedi ya da yapamadi. Hasan Gemici'nin istifasiyla bosalan bakanliga Melda Bayer atandi. Melda Bayer'le de gorusmeye gittim. Isi gucu birakip Ankara'ya tasindim anlayacaginiz. Melda Bayer anladigim kadariyla cok ugrasti izin alabilmemiz icin. Olmadi, o da yapamadi. Gucu yetmedi sanirim. Nasil oluyorsa, TC bakanindan ve yasalardan guclu o guc neyse... (Gercekten bilmiyorum o gucun ne oldugunu.)

Yeni bakanin tavrini bilmiyorum. Tavri olumluysa da sozunu gecirip geciremeyecegini bilmiyorum.

Dilekceyi sunusumuzdan bu yana iki ay geçti, bakanliktan yanit gelmedi. Bunun anlami olumsuzdur, yani dilekcemizi kabul etmediklerini gösterir. Demek ki idari dava acma hakkimiz dogdu. Davayi kazanacagimiz kesin. Cunku hem vicdanen, hem mantiken, hem de hukuken hakliyiz. Daha fazla nasil hakli olunabilir ki?

O kadar hakliyiz ki, yargic Sosyal Hizmetler'i Nesin Vakfi'nin denetimine bile verebilir.

Iste böyle...

21 Aralik'ta Aziz Nesin 87 yasina basiyor. Sadece yukarda yazdiklarim Aziz Nesin'in ölmediginin ve gerçekten 87 yasina bastiginin kaniti degil midir? Bir yemekle kutlayacagiz dogumgününü. Konuklarimiz arasinda Rutkay Aziz, Müjdat Gezen, Vedat Günyol ve Deniz Türkali de olacak. Davetiye için nesinvakfi@turk.net adresine yazabilirsiniz.

Ayaklarimin yere, kafamin hukuga bastigini, dolayisiyla panige mahal olmadigini bildirir, tüm dostlara sevgi ve saygilarimi sunarim.

Ali Nesin

Nesin Vakfı Yönetmeni