2003 Kasım

Sevgili Dostlar,

 Uzun zamandir yazamiyorum. Nedeni diger sorumluluklarimi az bularak üstlendigim Matematik Dünyasi dergisidir. Abone olmanizi israrla öneririm. Adresi www.matematik.dunyasi.com.

  Nesin Vakfi'nin da bir web sitesi var artik. Her ne kadar daha tamamlanmamissa da begeni topluyor. Adresi www.nesinvakfi.org.

 Emine kizimiz tiyatro elestirmenligi bölümünden mezun oldu. Adinin açiklanmasini istemeyen bir baska arkadasimiz adinin açiklanmasini istemedigi bir üniversitenin adinin açiklanmasini istemedigi bir bölümünde yüksek lisansa basladi.

 Yeni çocuklarimiz var. Toplam 37 çocuk ve genç olduk. Üç yasinda aldigimiz Gül büyüyor ve – inanmayacaksiniz – kahkahalarla, ne kahkahasi, çiglik atarak gülüyor, ilk alti ay hiç gülmedi.

 Yeni bir psikologumuz ve seramikçimiz var. Azla yetinen özverili bir anneye, bir müdüre ve bir ögretmene gereksiniyoruz.

 Umut sünnet oldu. O küçücük bedenden umulmayacak bir yaygara koparmis. Sanki bir tek onda var... Bu arada zavalli sünnetçinin tüm sülalesi de siradan geçmis, dört kisi zaptedebilmis. Umut artik ayakta.

 Devlete açtigimiz dava sürdügünden yasalara uyan bir kurumun yasalara uyan bir yönetcisi olarak bu konudan söz etmek pek istemiyorum. Kazanacagimizdan suncacik kuskunuz olmasin. Animsiyorsaniz Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Vakfimizin isletmesini, yani çocuklara bakim isini devralmak istiyordu. Gerekçeleri de, kisaca, herkes çocuk okutursa bu memleketin hali n’olur’du.

 Mersedes, Milenya ve Cilveli hamileydi. Bilmeyenlere: Bunlar Nesin Vakfi’nin (kendilerinden özür dileyerek söylüyorum) inekleridirler.  Dogurdular. Iki erkek, bir disi buzagi dogdu. Erkek buzagilari doguranlara demedigimiz kalmadi. Mersedes’in oglu olan bogayi (özellikle ad koymamistik) 1,3 milyara sattik. Su anda üçü küçük alti büyükbas hayvanimiz var. Bunun disinda koyunlarimiz, cins cins tavuklarimiz, ördeklerimiz, tavus kuslarimiz ve güvercinlerimiz var. Artik Vakif sinirlarindan tasmaya baslayan hayvanlarimiz için 1 km ötede bir çiftlik kuruyoruz. Birincil amacimiz, Vakf’in besin gereksiniminin saglikli bir biçimde karsilanmasidir. Kar getirirse ne ala.

 Zavalli Mersedes çok yaslandi. O kadar çok emegi geçti ki bu hayvanin Vakf’a, ondan ayrilamiyoruz... Boyumuz onun sayesinde uzadi, onun sayesinde güçlenip kuvvetlendik. Vakf’in tek inegiydi, veremliydi, yasliydi, hirpalanmisti. Biz onu sevdik, o bizi sevdi. Birdi yedi oldu. Bir insan gibi anlamli baktigini söylesem bana inanir misiniz? Mersedes’in bir heykelini dikmeliyiz bahçeye.

 Patlicanimizi, domatesimizi, hiyarimizi, biberimizi, semizotumuzu, kabagimizi, bilumum sebze ve meyvemizi biz yetistiriyoruz. Peynirimizi, yogurdumuzu ve kaymagimizi biz yapiyoruz. Yumurtalar da bizden. Sucuk, reçel, meyve sularimizi da biz yapiyoruz… Et de bizim et. Kisin sera yapacagiz. Hani Türkiye’de üretilmezdi?

 Bu yaz çoluk çocuk Dogu Karadeniz’e geziye gittik. Tam üç hafta dolastik.

 Sevgili dostumuz Yüksel ve Berkan Atakan sayesinde artik bir yangin merdivenimiz var. Tiyatro salonumuzu da kendilerine borçluyuz. Tesekkür etmeye bile dilim varmiyor.

 Ifsak’ta bir fotograf sergisi açtik. Bizim çocuklar oldugu için söylemiyorum – hiçbir zaman bunu yapmam – gerçekten son derece basariliydi.

 Bayramlarda, yilbaslarinda ve benzer günlerde dagitilmak üzere çocuklarimizin yaptigi (abartisiz) olaganüstü resimlerden kartpostallar bastik. Sirketlere duyurulur.

 Kis geldi. 60 ton kömür almak, okullara harç yatirmak, çocuklara okul malzemesi almak gerekiyor…

 Bundan böyle her ay kisa da olsa yazmaya çalisacagim. Gecikme için özür dilerim.

 Nesin Vakfi’nin alabildigine özgür havasini solumaya bekliyoruz.

 Sevgiler.

 Ali Nesin