2004 Haziran

Sevgili Dostlar,

6 Temmuz yaklasiyor. Tam dokuz yil olmus aramizdan ayrilali.

Daha yasarken unutturulmak istendigini biliyorum. Söylerdi de pek inanmazdim, abartiyor sanirdim. Türkiye’ye geldikten sonra dinledigim tanikliklar ve yasadigim olaylar ne kadar hakli oldugunu gösterdi.

Vicdanlari sürekli rahatsiz eden biriydi sonuç olarak, neden anilsin ki! Baskalarinin, sadece yapamadiklarini degil, yapmadiklarini da yapan, sadece bilmediklerini degil, bilip de  söyleyemediklerini söyleyen, önünde kendimizi suçlu hissettigimiz, yüzümüze karsi gerçekleri söyleyen, hatta söylemeden bile gerçekleri bize duyuran biriydi. Acimasiz bir aynaydi. Neden unutulmasin ki!

Öldügü gün o kadar seveni oldugunu görüp sasirmistim. Hüngür hüngür agliyordu insanlar. Sanki benim degil onlarin bir yakini ölmüs gibi, kendi acimi bastirip onlari teselli etmistim!

Sahi, o seller gibi gözyasi dökenler neredeler simdi?

Bunun böyle olacagini da söylemisti bana yasarken, buna da inanmamistim.

Dokuz yil önce onun en yasayan eserlerinden birinin sorumlulugunu üstlendim. Yasarken kendisine söz verdigim gibi... Çok büyük bir sorumluluktu. Basaramasaydim, “babasi kurdu oglu batirdi” damgasini yiyecektim tarihin önünde. Ne yapip edip basarmaliydim, Oysa faturayla makbuz arasindaki ayrimi bilmeyecek kadar deneyimsizdim. “Saf matematikçi” diye kaziklamak isteyenler, kendi çikarlarini “iyilik” ambalajina saranlar, bir koyup bin almak isteyenler, kabaran ayranlarini rakiya boganlar, yerine getiremeyecekleri sorumluluklari üstlenenler, olmayan akillarindan cömertçe sunanlar, “Nesin Vakfi sonsuza dek yasayacaktir” üfürüp bir daha yüzlerini göstermeyenler, en büyük alçakliklari binbir özüre siginarak ve en yakinlarindan bile gizleyerek yapanlar... Neler yasadim, neler gördüm, kimleri tanidim... Güncel sorunlarla bogusmaktan zamanim olmadi ki bunlari bir yere yazayim. Oysa ne ilginç olurdu.

Sansim yaver gitti bugüne dek. Kaziklanmadim bildigim kadariyla. Üç buçuk liramizi akilli kullandim, dogru yatirimlar yaptim. Nesin Vakfi yasiyor. Hatta geliserek yasiyor. Ama bilin ki kolay olmuyor. Bu toz pembe ve eglenceli mektuplara aldanmayin. Isin zor yanini sakliyorum. Davul uzakta.

Benden sonra gelenlere böyle agir bir yük birakmayacagim. Sanata, kültüre ve bagisa güvenilmemesi gerektigini erken anladim. Gayrimenkule güveniyoruz!

3 Temmuz Cumartesi günü Vakif’ta bir piknikle Aziz Nesin’i anacagiz. Saat 11,00’de AKM’nin önünden servis kalkacak. Sizi ve yakinlarinizi bekleriz.

Ali Nesin

www.nesinvakfi.org